Risk kelimesi ve düşündürdükleri
Türkçe’mize İngilizce’den alınan bir başka kelime... ‘Riziko’ da denmektedir. Araştırdığınızda tam manasını veren tek Türkçe kelime bulamazsınız ama ben kafamda bu ‘Risk’ kelimesine uygun düşen bir şeyler uydurdum. Diyorum ki ‘İhtimali Tehlike’dir Risk kelimesi... O halde ‘Irak Savaşı’ soruşturmasında Blair efendinin ağzından düşürmediği ‘Risk’ deyimi, Saddam’ın muhtemelen mevcut olan ‘Kitle İmha Silahları’nın İngiltere’ye ve tabii ki Amerika’ya sergilediği ‘ihtimalî tehlike’ye atıf yapmaktadır.
Anlatılmak istenen mantık şudur; ‘Şayet bir yerden size, malınıza ve vatanınıza tehlike arz eden bir ihtimal var ise o tehlikeyi ortaya koyanı ‘ortadan kaldırma’ gayretiniz hem yasal hem de moral yönden meşrudur veya öyle sayılmalıdır...!’ Blair hazretlerinin bu mantıkla başlatmış olduğu savaşa kendini mazur göstereceğine inanması halkının saflığına bağlıdır. Ben de öyle inanıyorum ki soruşturmayı yapan kişiler sonunda o paralelde bir karar alacaktır ve ‘İnsanlık Suçu’ işleyen Blair ve Bush efendilerin şuurları temizlenecektir.
Tabii bu mantık kavramı ile savaş başlatan ve milyonların ölümüne sebep olanlara sormamız gereken şeyler vardır: ‘Bey efendiler (a) Saddam’ın bahsettiğiniz silahları geçmişte hiç mi tehlike yaratmıyordu size ki savaşı göze almanız o belirli zamana bırakılmıştır?...(b) Depolarınızdaki mevcut ‘Kitle İmha Silahları’ herhalde başkalarına karşı kullanılmak için saklanmaktadır. Bu silahların başkalarına yani belki de Arap’lara veya Afrika’nın herhangi bir ülkesine ya da Rusya’ya veya Çin’e karşı kullanılma ‘Risk’i taşıdığını inkar edemezsiniz herhalde! Sizler başkalarının ülkenize tehlike arz eden benzer silahlarını ‘Risk’ sayarak savaşı göze alıyorsanız, başkalarının da sizinkileri ‘Risk’ sayarak size karşı tedbirli olmasına niye gıcık oluyorsunuz? Saddam gibilerini o mealde kendinize tehlike görüyorsanız sizlerin de ayni mealde Saddam gibilere tehlike olduğunuzu ve en azından onların da güç dengesine baş vuracağını anlamanız gerekmez mi? Sizin mantığınız size göre doğru ise paralel bir mantığın da başkasına doğru olacağı tabii değil mi?
‘Risk’in savaş başlatma meşruluğu bir başka ‘Risk’i de ortaya koyar. Yanlış algılamalarla girişilen bu savaşın realiteler doğrultusunda Saddam’ın Irak’ının hiçbir zaman teknolojik olarak İngiltere ve Amerika’ya saldıracak askeri güce ulaşamamış olmasının ortaya çıkması ve kararınız dolayısıyla cephede akıttığınız kanların boşuna olmasıdır. O hakikatlerin bugün ortaya çıkması ve sizin bir ‘İnsanlık Suçlusu’ olduğunuzun kendi ülkenizdeki insanlarınız tarafından bile dile getirilmesi, zamanında düşünmeniz gereken ‘Risk’lerden biri idi...! Üstelik ‘Risk’ diye tanımladığınız durumları ortadan kaldırmak için giriştiğiniz yıkım-dökümün bir de ülkenize getireceği ekonomik felaketleri hesaplamanız gereken ‘Risk’lerden değil miydi?
Dünya düzenine bakıldığında insanın yaşam tarzı her yönü ile risk taşımaktadır. Yenen yemekten zehirlenme riski var diye yemeyi durdurursak, arabanın kaza yaparak yolda yürüyeni öldürmesi riski var diye yolda yürümekten vazgeçersek, evladımızın kötü çıkması ihtimali var diye çocuk etmemek için hadım olursak ve üretimin rast gelmemesi riski var diye üretmeyi bırakırsak... ve buna benzer milyonlarca örneği sayma girişiminin sayfalara sığmayacağı düşüncesi ile yazmaktan vazgeçersek...! Blair mantığı tutarlı olur mu?
Kim ne derse desin Irak savaşını başlatan Bush ile Blair bir ‘İnsanlık Suçu’ işlemişlerdir ve yargılanmaları gerekmektedir. Ama, ama görün ki bilhassa İngiltere ve Amerika’nın yürüttüğü emperyalist savaşlar neticesinde suç işleyenlerin ‘Savaş Suçlusu’ olarak yargıya gönderilme ‘Risk’i başından takdir edilerek önlemler alınmıştır. O önlemler ambarlarına istifledikleri ‘Kitle İmha Silahları’nın caydırıcılığındandır. Saddam ve bu gün de çok tartıştıkları İran’ın nükleer güç olma ihtimali kendilerine karşı inşa edilmesi çalışılan o benzer caydırıcılıktır aslında. Çünkü bu emperyalistler yürüttükleri sömürüyü bırakma niyetinde değillerdir de ondan...!
